10 Şubat 2011 Perşembe

Dünya Değişiyor İnsanlar Daha da Değişiyor!

Şu iki gün sadece kendim için birşeyler yapmak istedim.
İlk önce bir liste yaptım en sevdiğim,yapmaktan zevk aldığım şeyleri yazdım bir kağıda.
  •   Alışveriş
  •   10 yıldır yiyip tadı hiç değişmeyen o olağanüstü,Ali Ustanın yaptığı dürüm.
  •    Güzel bir salep.
  •    Kuaförde birazcık bakım.
  •    Sinema
  •    Kitapçı(tüm kitapları koklamak o güzel kokusunu içine çekmek,tanıdık birini ararmış gibi sayfalarında gezinmek)
  •    Sessiz bir park ve uzanıp kitap okumak.
  •    Caddelerde öylesine dolanmak.
  •    Saatçi amcanın yanına gitmek ve ona yardım etmek.
  •    Eski gitar hocamı ziyaret etmek ve koyu bir sohbete girişmek.
Evet bunların hepsini yaptım,tek başıma....Herzaman tek  başıma gezip dolaşmaktan çok mutlu olmuşumdur,huzur bulmuşumdur.Yeni yeni yerler keşfederr ve oraları sahiplenirim.Bazı zamanlar gerçekten arkadaşa hiç ihtiyacım olmaz.Ama yinede Allah eksikliliklerini göstermesin:).Sınav stresim arkadaşlarımı gördükçe daha çok artıyor bellki de sebebi budur.
   Bunları yaparken tabi herşey çok güzel ilerlemedi.Salep içmek için güzel bir yere girdim tam siparişimi verdim ki merdivenlerden çıkan bir kız bayılıverdi.Benim yaşlarımda,solgun yüzlü bir kız.Hemen koştum baktım yapabileceğim hiçbirşey yoktu garsonları çağırdım,ambulansı aradık...Dikkatimi çeken ve hala bile etkisinden çıkamadığım kötü bir olay var ki bu da insanların artık ne kadar duyarsızlaştığının bir göstergesi.Kız bayıldığında yerinden aniden kalkan insanlar o kadar sayılıydı ki! Diğerleri sanki hiçbirşey olmamış gibi sohbetlerine devam ettiler.Bir başka acı olaysa ambulans! aradıktan bayağı sonra gelebildi.Bir kalp krizi falan olsa şuan kesinlikle ölmüştü.Birde şehrin göbeğinde ve çok ama çok tanınmış bir kafede gerçekleşiyor bu olay.Arkadaşları bile o kadar soğuklar ki...
  Geçenlerde buna benzer bir olay olmuştu,haberlerde görmüştüm.Bir yaşlı adam yanarak ölmüştü.Birisi çantasını almaya geri gelmişti ama adama bakmamıştı bile!Bağdat caddesinde eğer düşersen veya bayılırsan sana kızarlar ve kaldırmaya utanırlar!veya hep bana denk gelir bunlar.Verdikleri tepki şudur (arkadaşlarımın) "naptın sen!,hiiç düşülür mü! kal hadi kalk!"Diğerleri bakmaz bile.
   İnsanlar neden bu kadar duyarsızlaştılar bilmem ama ben hiç bir zaman değimeyeceğim.Eğer zenginlik,ululuk,üstünlük düşeni kaldırmamaksa  ben'düşen' olmayı tercih ederim.

                                                                                                                           Duyarlı Ancelik

11 yorum:

!la row güncel dedi ki...

kesinlikle haklısın birtanem..

yazılarını çok özlemişim ben senin ya,nerelerdeydin!?hiç ara vermeden yaz. Ayrıca zevk aldığın şeyler ne güzelmiş,salep ben de severm.

seviorum seni babyy:)

Bir İnce Ses dedi ki...

Sen yaşıyomuydun yaaa :) Adresi değişmişsin.. Ben de yazmayı bıraktın sanmıştım :)

aNCelik dedi ki...

duru:teşekkürler bende seni seviyorum:)

bir ince ses:yaşıyodum valla:)evet adres değiştirmek zorunda kaldım.

Dilara AKSOY dedi ki...

Çok haklısın. Bu zamanda senin gibi düşenen insanların sayısı o kadar azaldı ki... Ama senin gibi duyarlı, ne istediğini bilen bir insana denk geldiğim için şanslı sayıyorum kendimi.

MeLLy dedi ki...

O düştüğünde, hatta düşürüldüğünde, bi daha kalkamayan ve yanarak ölen adamcağıza o kadar üzüldüm ki, her hatırladığımda içimde bir yerler sızlıyor... :'(

Kitap kokusu is the favorite one baby! :D

TurboDreams dedi ki...

sana sonuna kadar katılıyorum ... buna benzer durumla ben de karşılaştım, insanlar o kadar duyarsız ve merhametsiz oldular ki çok acı... Umarım gittikçe daha kötüleşmez de duyarlı, merhametli insanlar artar

Sevgiler

deep dedi ki...

eh be ancelik bak yine nefis bir ancelik yazısı bu. senin farkın daha doğrusu. iyi kalpli ve duyarlı sen. vay be bi süre yazmadın ya. bak ne güzel bi dönüş yaptın. üstelik de mutlusun bu kez.

salepçide, yollarda düşenler, evet, öyle, herkes bi tuhaflaştı, hep böle sağlıklı, güçlü, güzel olmak önemli hale geldi. düşmek utanılası sanki. düşenler insan değil onlar zuzaylı :)

ama sıralamışsın ya. dürüm, saatçi amca, caddelerde yürümek, eski gitar hocan. öyle tatlı ki bunlar.

salep, alışveriş, kuaför, sinema.
yani hayatın ufak detayları. ne güzel.

kitapçılar. benim de tapınağım kitapçılar. kitap sayfalarında gezinmek. sessiz bir parkta kitap okumak. demek yapıyorsun bunu. çok sevdim.

ve kitapları koklamak. ah ben de koklarım. sarılırım. yanağıma yapıştırır öperim.

ancelik. çok tatlısın.

bi de sende ne var biliyor musun. bakalım biliyor musun ?
:)

hadi sölüyim, meraklanma. :)

edebiyat tadı var. ruhunda edebiyat var senin. dilinde edebiyat.

bu madde madde sölediklerin var ya, yaşamayı çok sevdiğini, yaşamın detaylarını gördüğünü ve edebi bi duyarlılık taşıdığını gösteriyor.
:)

aNCelik dedi ki...

dilara:malesef kalmadı canım,çok teşekkür ederim:)

mellycikim:ahh aynen bnmde ilk izlediğimde göz yaşlarımı tutamamıtım,kendimi o adamın yerine koydum da..ne feci,çaresiz ölümü beklemek ve göz göregöre.

aNCelik dedi ki...

turbodreams:kesinlikle.bu birde insanın içinde olmalı,hırs,kazanma duygusu,üstünlük insanların gözünü kör etmiş artık etraflarında olanı biteni görmüyorlar ve ben onlara çok acıyorum.

deep:Zevklerimizin benzemesine şaşırdım diyemem çünkü sende kendimi görüyorum gerçekten.

kitapçılar olmassa olmazlarım bir kitabı internetten sipariş veremem hayyata.İlk önce onu koklamam gerekkir sonra kitapçıyla sohbet etmem(genelde buradakiler yaşlı ve çok tatlı amcalar)muhabbet etmesi de onlar gibi tatlı oluyor yani:)

ahhh! Deep ne diyorsun sen gerçekten böyle mi düşünüyorsun?.'EDEbi duyarlılık'ne güzel iltifatlar bunlar ve senden duymak daha bir güzel.

düşüncelerin için çok teşekkür ederim.;)

hayalci dedi ki...

Yaa o amcaya bende çok üzülmüştüm :( Düşüp ölsen kimsenin umrunca olmuyo artı ne yazıkki...

Bu arada tarçınlı salep kokusuna ölürüm.

aNCelik dedi ki...

aynen öyle canım benim kimse tınlamıyor takmıyor...gözleri kör olmuş sanki!